Avrupa ülkeleri, ABD merkezli ödeme sistemlerine olan bağımlılığı azaltmak ve daha güvenli, kendi kontrolünde bir ödeme altyapısı kurmak için yeni adımlar atmaya hazırlanıyor. Son dönemde transatlantik ilişkilerde yaşanan diplomatik ve ticari gerilimler, ödeme sistemlerini yalnızca ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik bir konu haline getirdi.
Dijital Euro Gündemde
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Avrupa’nın kendi dijital ödeme sistemini kurması gerektiğini vurgulayarak dijital euro çalışmalarına dikkat çekti. ECB tarafından ihraç edilmesi planlanan dijital euro, nakit paranın elektronik versiyonu olacak ve yasal ödeme aracı olarak kabul edilecek.
Yasal çerçevenin bu yıl tamamlanması, pilot uygulamanın gelecek yıl başlaması ve sistemin tam anlamıyla 2029’a kadar devreye alınması öngörülüyor.
Avrupa Ödemeler Girişimi (EPI)
Avrupa bankalarının öncülüğünde kurulan Avrupa Ödemeler Girişimi (EPI) ile kıta genelinde birleşik bir ödeme altyapısı oluşturulması hedefleniyor. Amaç, Visa ve Mastercard gibi ABD merkezli devlere alternatif, Avrupa merkezli bir sistem geliştirmek.
Benzer bir adım İngiltere’de de gündemde. Bankacılık sektörünün üst düzey temsilcileri, Visa ve Mastercard’a alternatif ulusal bir sistem kurulması için görüşmelere başladı. İngiltere’de 2025 verilerine göre kartlı işlemlerin yaklaşık yüzde 95’i bu iki şirket üzerinden gerçekleştirildi.
Küresel Hakimiyet Visa ve Mastercard’ta
Küresel ölçekte ödeme sistemlerinde lider konumda bulunan Visa, geçen yıl 257,5 milyar işlemle 14,2 trilyon dolarlık hacme ulaştı. Mastercard ise 160 milyar işlem ve 9,8 trilyon dolarlık büyüklükle ikinci sırada yer aldı. Bunun yanında Hindistan merkezli UPI, Çin merkezli UnionPay, Alipay ve WeChat Pay, SEPA, Brezilya’nın PIX sistemi ve PayPal gibi platformlar da küresel ölçekte önemli paya sahip.
Türkiye’de TROY Öne Çıkıyor
Türkiye’de ise yerli ödeme sistemi TROY, dijital finansal bağımsızlık açısından dikkat çekiyor. TROY logolu kartlarla yapılan işlemlerin toplam tutarı 2025’te yüzde 125 artışla 4,8 trilyon liraya ulaştı ve sistemin pazar payı yüzde 25,3 oldu. Avrupa’nın attığı adımlar, ödeme sistemlerinin artık yalnızca finansal değil, stratejik ve siyasi bir alan olarak değerlendirildiğini ortaya koyuyor.




